9 Aralık 2012 Pazar

Hiç durmadan yola devam!

Daha absürd, daha saçma bir üke için, daha fazla acı, daha fazla şiddet için hız kesilmedi memlekette... Kadına şiddet devletin umarsızlığı ile artarak devam ediyor. En son acı haber şöyle diyor: Van'da görev yapan Gülşah öğretmen, eski erkek arkadaşı tarafından tehdit edilince koruma talebiyle valiliğe gidiyor. Vali yardımcısından aldığı cevap şu: " En kötüsü ölürsün, ölüm haktır". Hikayenin tamamı Radikal'de.

1 Haziran 2012 Cuma

Son 48 Saat

Bu blogu çok boşladım. Ben boşladım, fakat tüm bu zamaan boyunca memleketteki çılgın olaylar dizisi hiç hız kesmedi. Son iki günde olanları çok güzel özetleyen anonim bir yazı dolaşıyor Facebook'ta. Yazanın ellerine sağlık diyerek aktarıyorum: What has happened in Turkey in the last 48 hours: 1. A guy who got pepper sprayed, even though he told the police that he had asthma, died. His family also got pepper sprayed by the police, because they wanted to protest their son's death. 2. The Minister of Health declared that "the state will take care of the baby of a woman who is raped." 3. The Minister further declared that the new bill proposal on banning abortion will be presented to the parliament in June. 4. The new law banning the right to strike to airline workers just passed. 5. 300 Turkish Airlines employees were fired because they went on strike. 6. Tobacco and alcohol prices were raised by %15. 7. The police force switched to using iron batons. 8. An investigation was started regarding 103 lawyers who defended pro-Kurdish activists, politicians, journalists, academics, students in the recent "KCK" case. 9. Esra Arsan, associate professor at Bilgi University, was fired. 10. The Minister of Health declared that the liberty for abortion is a product of the military coup in 1980 "12 Eylül". 11. "12 people are pressed for charges for the negative comments they made on facebook about RTE's abortion 'discussion'" 12.The office of the chief public prosecutor is has sent a report to the Ministry of Justice to remove the privilege of immunity of 8 oppositional deputy members

22 Şubat 2012 Çarşamba

Irkçılık heryerde

Erzurum'da bir ilköğretim okulu müdürü bir toplantıda ("Huzur Toplantısı" imiş, nasıl bir uzur arayışı olduğu adamın sözlerinde saklı) yaptığı konuşmada şunları söylemiş:

Kusura bakmayın, belki biraz anormal gelebilir ama ben şunu istiyorum: Tıp bu kadar gelişti yüz nakli yapılıyor. Emniyette suçluların kanını alıp gen haritası çıkarsınlar. Çocuk doğduktan sonra analizi yapılsın. Vatana, millete, bu ülkeye zararlıysa yürümeden yok edilsin.


Haberin tamamı Bianet'te

28 Ocak 2012 Cumartesi

OdaTV Duruşması- Yine Tahliye Yok!

OdaTV davası açık bir meydan okumaya dönüştü. Tüm sanıkların savunmalarının tamamlandığı onuncu duruşmada 27 Ocak cuma günü gece yarısına doğru karar verildi. İddianın anlamsızlığı bütün savunmalarca açık bir şekilde gösterilmişken mahkeme sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi.

İlginç bir ayrıntı, Taraf gazatesi yazarı Emre Uslu'nun, tahliye olmayacağı bilgisini karar avukatlara bildirilmeden önce twitter'dan duyurması oldu.

26 Ocak 2012 Perşembe

"Faili Meçhul" Değil

Gecikmiş bir haber, Bianet haberlerinden aktarıyorum:

11 Ocak 2012:
Diyarbakır'da bir dönem Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Merkezi olarak kullanılan bina ile Diyarbakır Kapalı Cezaevi ve Adliye Sarayı'nın bulunduğu Saraykapı'daki restorasyon çalışmaları sırasında insan kemiklerine rastlandı.

25 Ocak 2012:
Diyarbakır'da İçkale'deki kazılarda bulunan kafatası sayısı 23 oldu. Kayıp yakınları da bu sabah savcılığa başvurarak kemiklerin kimlik tespiti ve faillerin bulunup yargı önüne çıkarılması talebinde bulundu.

20 Ocak 2012 Cuma

Örgüt Yokmuş!

Beş yıldır devam eden Hrant Dink davasında karar duruşması 17 Ocak Salı günü yapıldı. Azmettirici Erhan Tuncel bu davadan beraat etti. Sonuçta bu cinayetin örgütlü bir eylem olmadığına karar verildi. Yani, bu "gençler, milliyetçi duygularla hareket etmişler", zamanın emniyet müdürü, şimdinin valisi Celalettin Cerrah'ın bir bildiği varmış.

Dava süreci ile ilgili bilgiler şu adreste: http://www.hranticinadaleticin.com

16 Ocak 2012 Pazartesi

Bilimde Yeni Atılımlar

Haber BirGun'den:

TUBITAK Başkanı basın kuruluşlarının Ankara temsilcileri ile bir toplantı yapmış, ve yaratıcı ve çığı açıcı projelerinden bahsetmiş. Haberin tamamı ilginç, en çok hoşuma giden kısmını alıntılıyorum:

TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak'ın aktardıklarına göre, 2 ay kadar önce “5 milyar dolarlık servetiyle İngiltere’nin beşinci zengini" olan kişi Altunbaşak'a iş teklif ediyor. "Amerika, Avrupa, Japonya pazarının artık doyduğundan, yatırımın zorlaştığından" dert yanan ve "Türkiye'nin hem Batı'ya hem de Doğu'ya bakması nedeniyle çok cazip olduğunu" söyleyen bu kişi 100 milyon dolarını Türkiye'ye ayırıyor ve Yücel Altunsoy'a "Ne yaparız" diye soruyor. "TÜBİTAK gibi güvenilir bir partnere ihtiyacım var" diyen patron, Yücel Altunbaşak'tan "işe 20 milyon dolar koymasını" istiyor. Bunun üzerine Yücel Altunbaşak "Arkadaşlara 'yapabilir miyiz' diye sordum, 'yok' dediler. 'Derinlemesine çalışın' dedim. Bir şeyler buldular'" diyor.

6 Ocak 2012 Cuma

Normalleşen Şeyler: 11 Yaşında Evlilik-Hamilelik

Bolu'nun bir koyünde yaşayan Z.Ç. rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığında 8 aylık hamile olduğu anlaşılıyor. İmam nikahlısı olduğu 25 yaşındaki adam onu "eşimin hastanede kalmasını istemiyorum" diyerek hastaneden çıkarıyor. Doktorlar da imza karşılığı izin veriyor. Kimse 11 yaşındaki çocuk nasıl senin eşin oluyor diye sormuyor, şikayetçi olunmuyor. Oysa yasalara göre 15 yaşından küçüklerin evlendirilmesi suç. Haberin ayrıntıları, ve daha fazlası SoL Haber Portalı'ndan.

5 Ocak 2012 Perşembe

OdaTV Duruşması- Savunmalar

OdaTV Davasında sanıklar tek tek savunmalarını yapıyorlar. Bugün sıra Ahmet Şık'ta idi. Ahmet Şık'ın savunmasının tam metni burada.

Sonuç: Mahkeme olmayan delillere, komik iddianamelere ve muhteşem savunmalara rağmen bütün tahliye taleplerini reddetti. Sebep savcının delil toplamak için süre istemesiymiş. 11 ay yetmemiş.

Bir skandal: Samanyolu TV OdaTV davasında karar açıklanmasından tam 21 dakika önce altyazı olarak taleplerin reddedildiği haberini geçti. Haber ve videosu Medyatava'da.

2 Ocak 2012 Pazartesi

Yangınlar Devam Ediyor

Van depreminin üzerinden 2 aydan fazla zaman geçti. Yazlık çadırlarda kalan insanlar ısınmaya çalışırken ölmeye devam ediyor. Üç gün önce çıkan bir yangında üç kişi hayatını kaybetmiş.

Türkiye Katliamlar Tarihi-Kısmi Liste

1934 Trakya Olayları: 21 Haziran ile 4 Temmuz 1934 tarihleri arasında Türkiye'nin Trakya Bölgesi'nde Yahudilere karşı gerçekleştirilen şiddet eylemleri. Olaylar sonrasında çok sayıda Yahudi başka ülkelere göç etti.

Dersim Katliamı, 1937: Dersim'de isyan eden aşiretlere karşı bombalama harekatı yapıldı. Sabiha Gökçen'in de yer alması ile ünlü harekattır.

33 Kurşun Olayı-Muğlalı Olayı, 1943: 1943 yılında Van Özalp ilçesinde, 33 kişinin hayvan kaçakçılığı iddiası ve 3. Ordu komutanı Orgeneral Mustafa Muğlalı'nın emriyle yargısız olarak kurşuna dizilmesi ve 32'sinin ölümü, birinin kaçması ile sonuçlanan olay.

6-7 Eylül Olayları, 1955: 6 - 7 Eylül 1955'te İstanbul'da yaşayan öncelikle Rum olmak üzere azınlıklara yönelik tahrip ve yağma hareketi.

Malatya Katliamı-18 Nisan 1978: AP'li Malatya Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu, gönderilen bir bombalı paketi açarken, gelini ve iki torunuyla birlikte parçalanarak öldü. Bundan sonra Malatya'da büyük olaylar başladı, alevi ve sol görüşlülere saldırıldı. 3 öğrenci öldürüldü, işyerleri tahrip edildi. Bilgi için şöyle bir site var.

Maraş Katliamı- 19-26 Aralık 1978: Maraşta bir grup insan alevi komşularına saldırdı, işkence ederek öldürdü. Radikal gazetesi bu konuda bir yazı dizisi yaptı.

Çorum Katliamı-1980:Ülkücülerin, Alevi mahallesi olarak bilinen Milönü Mahallesine saldirmasi üzerine, çogu Alevi olmak üzere resmi kaynaklarca 57 sol görüşlü yurttaşın ölümü ve yüzlercesinin yaralanmasıyla sonuçlanan olaylar.

Sivas Katliamı- 2 Temmuz 1993:Sivas'ta Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından organize edilmiş olan Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli'nin yakılması ve 33 yazar, ozan, düşünür ile 2 otel çalışanının yanarak ya da dumandan boğularak hayatlarını kaybetmesi ile sonuçlanan olaylardır. Bu olayların sanıklarına avukatlık edenler arasında çok sayıda milletvekili bulunmaktadır, BirGün'ün şu haberinin sonunda liste görülebilir.

Uludere Katliamı, 29 Aralık 2011:Şırnak Uludere'de 35 kişi bombalanarak öldürüldü.

Kaynaklar: PSAKD websitesi Vikipedi